Gmail Temalar


4/12/2008 ·

Gmail yeni temalar eklemiş. Otobüs durağı temasını seçmiştim ben. Çok sevmli bişi gün içinde değişiyor. Zaten temayı yüklerken bulunduğunuz ili seçiyorsunuz, o ilin hava durumuna göre de temayı güncelliyorlar. Ben çok sevdim. Bütün gün iş dolayısıyla gmailim açık oluyor , renkli renkli bir ekranın karşıma gelmesini seviyorum :) Siz de denemek isterseniz , sağ üst köşede mail adresinizin yanında Ayarlar linki var. O linke tıkladıktan sonra gelen, ayarlar ekranından temalerı seçiyorsunuz. En son seçenek o zaten. Ordan beğendiğiniz bir tanesini uygulayabilirsiniz ;)



Resim biraz büyük olduğu için önce üst kısmının resmini koydum.Dün durakta hava açıktı ama bugün yağmurlu ;)


Bu da alt kısmının resmi. Karakterler ne komik dimi ;) Elinde şemsiye olan kız, dün upuzun bir dondurma külahı tutuyordu ;)

Yorum (0)

Kitaplik


1/12/2008 ·

Mobilyalar geliyor nihayet ve biz yarin kendi evimize gidiyoruz. Uzun zamandir oteldi sirket eviydi derken tam bir gocebe hayati yasamaya alismistik.  Tabi ben bu haberin ustune esyalari tuttugumuz evde nereye yerlestirecegime karar vermeye calisiyodum ki farkettim:); bizim sanki bir kitapliga ihtiyacimiz var :) . Esimin ders kitaplari yoksa ortada yigili kalacak, onlari artik yigacak ekstra bir odamiz da yok :). Bende hemen kitaplik modellerine bakayim dedim. Bu modelleri buyuk ihtimalle bulamayiz ama ben cok sevdim sizinle paylasmak istedim.


Bu kitapligi http://yesersin.com  sitesinde gordum. Ben ortada uzanilacak kismin ustunde pofidik minderler hayal ediyorum.


http://www.hediyeler.org/kendi-kitapliginizi-yapin/ sitesinde bu kitapligi kendimizin yapabilecegi yaziyor neden olmasin yeterli sayida kutu olursa yapilabilir.


Iste bu benim en cok begendim kitaplik. Petek kitaplik. Bu resmi de http://www.evdekorasyonu.org dan aldim.

Yorum (0)

Hangi Telefonu Alsam


30/11/2008 ·



Arkadaşlar bilirler ben telefon konusunda çok kararsız bir insanım. Öyle pek sık da telefonumu değiştirmem. İlk kullandığım telefonu arkadaşlar ağırlık çalışmak için kullandığımı söylüyorlardı ama ben onu bozulana kadar kullandım.  Sonunda ne alacağıma karar verdim ve kendime bir Nokia E66 siparişi verdim :) Baya özellikli bir telefon. Bir ara IPhone mu alsam acaba diye düşünmedim değil ama fiyatı bunun hem daha uygundu hemde GPS özelliği ve kamerası daha iyiydi.  Sizde telefon almayı düşünüyorsanız E66 nın detaylı özelliklerine burdan bakabilirsiniz.
Resmi http://www.letsgodigital.org adresinden aldım.

Yorum (2)

Issız Adam'ı izlemeyenler okumasın!!!


26/11/2008 ·



 

     Baştan uyarıyı yapıyorum, sonra niye bana herşeyi anlattın diye kızmayın. İçimi dökücem çünkü, o arada da filmin en can alıcı noktalarını anlatabilirim. İzlemeyenlerin hevesini kaçırabilirim. Dün akşam sinemadan çıktığımdan beri kafamın içinde filim dönüp duruyor. Filmi beğendim beğenmesine de yine de beni rahatsız eden bişiler vardı. Nedeni Alper! Nasıl bir kişilktir Alper karakteri? Ben çok sinir oldum Alper’e. Ne yaşam tarzını sevdim ne de o çok bilmiş, süper özgüvenli karakterini. Adam istediği kadınla istediği gibi birlikte olabilmek için bıraktı Ada’yı.Hiç lafı dolandırmaya gerek yok. İşin özü bu bence. Aslına bakarsanız Ada biliyordu sonlarının böyle olacağını. Ama hani görmek istemezsin bazı sorunları, göz yumar geçiştirirsin ya Ada’da aynen öle yaptı. Halbuki biliyordu Alper’in bu işten sıkılmaya başladığını. Belliydi..Zaten o yüzden Alper ayrılalım dediğinde Ada “Neden hiç şaşırmadım diye düşünüyorum” dedi. Zaten Aper, kendini kasmaya ve vara yoğa sinirlenmeye başlamıştı. Nefes alamaz hale gelmişti. Bana sorarsanız işi fazla büyüttü Alper. İnsan fahişeler gitmek için sevgilisinden vazgeçer mi? Vazgeçiyormuş demekki. İşte bu yüzden sinirim Alper’e. O bakımdan en sevdiğim sahnelerden biri Ada’nın Alperin suratına kahveyi fırlattığı (döktüğü demiyorum resmen fırlattığı) sahne.En nefret ettiğim sahne de (ki bir ton nefret ettiğim sahne var), Ada’nın Alper’e gittiği ilk akşamki sevişme sahneleri. Çok duygudan yoksundu. Ada, Alperi nasıl sevdi, nasıl o gece çıkıp gitmedi anlamadım. Gayet zeki bir kız imajı çiziyordu oysaki. Aslında filimde anlam veremediğim başka sahneler de vardı. Ada, ayrılıklarının ardından neden Bursa’ya Alper’in memleketine gitti, Ada Alper’in Bursa’daki odasındayken, Alper’in annesi niye kapıda ağlıyordu, son sahnede niye Ada ve arkadaşı 80’lerdeymiş gibi giyinmişlerdi ?? Anlamadım...

 

     Bunnlar bir yana bir de Ada ve Alper arasında geçen diyologların sahiciliği hoşuma gitti. Hele Ada’nın o  hazır cevap tavrına bayıldım. Hani çoğu filimde, kelimeler itina ile seçilir, kimse kimseyi bozmaz, kendini de bozmaz, hanım kız, beyefendi erkek aralarında uslübuyla konuşur ya, bu filimde öyle değil. Sizin benim gibi Ada ve Alper de gayet hazır cevap ve hayatın içindenler.

 

     Aslına bakarsanız, yazarken farkettim filim amacına ulaşmış kendinden bahsettiriyor ve düşündürtüyor. Bana yabancı gelen, bilmediğim bir insanın dünyasını tanıttı bana. Böyle insanlar böyle ilişkiler de varmış dedirtti. Yeni farketmiş olsam da etkiledi bu filim beni. Galiba ben bu filimden hem nefret ettim hem de sevdim. Nasıl oluyor bu demeyin. Dedim ya kafam karışık, duygularım karışık. Karıştırdı bu filim beni. O kadar Alper’den nefret etsemde yine de üzülüp ağladım son sahnede...

 

 

Not: Bu filimle ilgili yazılardan en çok Zülfi Livaneli’nin ve Dilek Önder’in yazını (aslında yazılarını ) sevdim ;) Bence sizde okuyun ;)


Yorum (0)

Kitaplar


24/11/2008 ·

Bugun tam okudugum kitaplarla ilgili bir yazı gireyim diye blogu actıgımda canım arkadasım Yesil'in de sanal kitap fuarıyla ilgili yazı ekledigini gordum. Sanırım paralel dusunuyoruz farklı ulkelerde aynı dusunceleri paylasıyoruz :)
Size son okudugum birkac kitaptan bahsetmek istiyorum.
1. Ucurtma Avcısı, Yazarı Khaled Hosseini
Bu kitabı okurken cok agladım. Gecmisin, Talibandan da onceki Afganistanın cok guzel bir tasviri bir Afgan ailesi uzerinden yapılıyor. Bence cok guzel mutlaka okunmalı derim ben.
2. Leylanın Evi, Yazarı Zulfu Livaneli
Mutluluk romanını cok begenmistim bana okuma zevki veren okuyanı hic sıkmadan birseyler anlatan bir kitap. Bu kitabı da mutlaka okuyun derim. Istanbulun yalılarını, kurtulus savasında bir ailenin degisen kaderini ve bugunu buluyorsunuz bu kitapta.
3. Kitab-ul Hiyel, Yazarı Ihsan Oktay Anar
Kitap gecmis zaman Istanbulunda Hiyel e yani mekanige merak saran kahramanlarla, onları harekete geciren kuvvet olan duygularıyla ve buluslarının anlatımı ve tasvirleriyle bezenmis. Ihsan Oktay Anarın diger kitaplarından aldığım tadı(Puslu Kıtalar Atlası ve Efrasiyabın Hikayelerini okudum) bu kitapta bulamadım ama mekanige ilgi duyanlar icin guzel bir kitap.
4. Kadından Kentler,Yazarı Murathan Mungan
Bence butun bayanların okuması lazım, okurken bir kadının duygularını nasıl bu kadar guzel anlatmıs yazar diye dusundum. Her sehirde bir kadının hikayesi var. Cok cok guzel, okuyun derim.
5. Sevdalım Hayat,Yazarı Zulfu Livaneli
Zulfu Livanelinin kendi yasam oykusu beni cok etkiledi. Kendisinin ne kadar birimkimli bir insan oldugunu acıkcası bu kitap sayesinde farkettim. Hir bir seyi abartmadan, icinde bulundugu hic bir durumu dramatize etmeden yalın anlatısını cok sevdim.

Bu aralar okuduklarım bunlar. Simdi de Ihsan Oktay Anar'ın Suskunlarını okuyorum ve bu kitabını da cok begendim. Ama kitap bitecek diye cok korkuyorum, Turkiye'ye gitmemize daha cok var ve bu benim elimde kalan son Turkce kitap. Sanırım burda Ingilizce kitaplar bulabilirim ama insanın kendi dilinde okuması daha guzel.
Hepinize bol kitaplı günler dilerim :)

Not: Resimi http://www.aliseriati.com/resimler/kitaplar/kitap.jpg adresinden aldım.

Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »